Güvercin ve Filin Aşkına Tebessüm Etmek

 “ Diego,

Hiçbir şey ellerinle kıyaslanamaz, hiçbir şey gözlerinin altın-yeşili gibi değil. Vücudum günlerdir seninle dolu. Sen gecenin aynasısın. Şiddetli bir şimşek çakışı. Toprağın nemi. Koltuk altlarının oyuğu benim sığınağım. Parmaklarım kanına değiyor. Tüm sevincim çiçek çeşmenden fışkıran hayatı hissetmek ve sana ait tüm sinir yollarımı bununla doldurmak.”

diyor Frida Diego’ya yazdığı bir aşk mektubunda. Bize kalırsa, daha doğrusu onların ilişkilerinden öğrendiğimiz kadarıyla; tarih Frida ve Diego aşkını, aşkın aslında sadece yaşanan bir duygu olduğu gerçeğinden çok, aidiyetle sınırlı kalmayan, iki kişinin ortak bir hayatı paylaşmasının dayanılmaz hafifliği olarak ele almalı. Çünkü onların aralarındaki bağ, sadece evlilikle ya da sevgiyle tanımlanamayacak ölçüde farklı. Bizler her ne kadar tam olarak tanımlayamadığımız sevgiye aşk desek de genelde vazgeçemediğimiz sevgi aşk oluyor. İşte Frida ve Diego çiftinin birbirlerinden vazgeçememe hallerinin en güzel kanıtları olan fotoğraflar 23 Nisan 2017 tarihine kadar CerModern’de görülmeyi bekliyor.

Tamamı siyah-beyaz olan fotoğraflardan birçoğu bu çifti yakından tanıyanlar için sürpriz olmayabilir, öncelikle bunu belirtmekte fayda var. Ama fotoğrafların altlarındaki fotoğraf tanıtıcı yazılara daha önce başka bir yerde rastlamamış olabilirsiniz. Birinci fotoğraftan son fotoğrafa doğru kronolojik bir sıra ile dizilmiş fotoğraflar, fotoğraflar arasındaki bağın daha güçlü olmasını sağlıyor. İkinci evliliklerinden sonra çocukluk fotoğraflarına dönülmemesi yaşadıkları hayata sizi daha çok çekiyor. Büyük bir merakla diğer fotoğrafa geçmeyi istiyorsunuz, acaba burada nasıl bakmışlar diye merak ediyorsunuz. Şahsen bizde biraz öyle oldu.

Fotoğraflara baktıkça onları bir araya getiren şeyin sadece siyasi fikir birlikleri ve sanat tutkuları olmadığını anlıyor insan. Eminiz ki, birbirlerine dokunuşlarında ve bakışlarındaki hisler fotoğraflarla size geçecek. Sonrasında sevdiğiniz kişiye daha çok eğilmek, daha çok fotoğraf çektirmek isteyebilirsiniz. Bu serginin öyle bir etkisi olabilir üzerinizde, aman haberiniz olsun.

Çoğunluğu sadece Frida’nın ve Diego’nun fotoğrafları olsa da çevrelerindeki insanlarla da çekilmiş bir çok fotoğraflar var sergide. Siyah beyaz fotoğraflarda sadece gözlük camını seçebildiğiniz, Rus olduğunu hemen tahmin edeceğiniz kişi Troçki mesela. Bizden yine selam götürün kendisine.

Fotoğrafların genelinde dikkatimizi çeken şöyle güzel bir ayrıntı var ki, o da Frida’nın yaşadığı sağlık sorunları fotoğraflarla çok yansıtılmamış. Frida’nın yatakta tıbbi korse ile çekilmiş bir fotoğrafı var fakat bu ajitasyona kaçmamış ve sadece bilgi için sunulmuş. Fotoğraf sergisi gerçekten Frida ve Diego’nun hayatlarından tebessüm ediyor bize. Fotoğraflar bizi ne Frida’nın fotoğraflarıyla Diego’dan ne de Diego’nun fotoğraflarıyla Frida’dan uzaklaştırıyor. Fazla ve konularla alakası olmayan fotoğraflarla bizi o hayattan kopartmıyor. Her şey tam anlamıyla tadında servis ediliyor önümüze.

Frida’nın ve Diego’nun ayrı karelerde çekilmiş olan son fotoğraflarına geldiğimizde biraz hüzünlenmedik değil aslında. Hatta Frida’nın çekilmiş son fotoğrafında hep bildiğimiz o inatçı kişiliğini, Diego’nun son fotoğrafında ise vazgeçememe halinin vermiş olduğu haklı gülüşü yakaladık. Fotoğraflara bakmayı bitirdiğimizde beynimizin ücra köşelerinden önce gitar sonra da Mercedes Sosa’nın sesi duyuldu ve bize Gracias a la vida’yı söylemeye başladı.

Sizdeki merak duygusunu tavana taşıyıp spoiler vermeden yazımızı bitiriyoruz. Umuyoruz ki, merakınıza bir an önce yenilir ve bu sergiyi görmeye gidersiniz.

Boni & Kılayd