Yükleniyor Etkinlikler
  • Bu etkinlik geçti

Zeytinlikler, Meralar, Kıyılar Bizimdir Demek İçin Meclisteyiz

HAYDİ ANKARA’YA HAYDİ SALI GÜNÜ MECLİSE

Zeytinimizi, Meralarımızı, Kıyılarımızı talancı holdinglerin yağmalamasına karşı SALI MECLİS’e gidiyoruz. Her bölgeden gelecek olan BİZLER, yaşam alanlarımıza sahip çıkacağız. Milletin sesini kendi Meclisinde duyurmak için.. Talan yasasına DUR diyeceğiz. Sızlanmayın, umutsuzluğa düşmeyin bizlerle birlikte SALI MECLİS’E. (Bu çağrı herhangi bir oluşumun öncülüğü ile yapılmamaktadır. Bu görseli paylaşan herkes bu çağrının öznesidir. Görseli, indirip metni kopyalayıp kendi sosyal medyanızda paylaşabilirsiniz.)

SEVGİLİ DOĞA VE İNSAN DOSTU YAŞAM SAVUNUCULARI

Son günlerde bizler doğa ve insan dostu yaşam savunucuları; zeytincilik kanununda yapılan değişikliklerle ilgili mücadele veriyoruz. Çünkü bu düzenlemelerin zeytinciliği tamamen bitireceğini ve başta madencilerin olmak üzere sanayinin bu alanları hızla talan edeceğini biliyoruz. Bu durum yalnızca zeytin tarımından geçinenleri ekmeğinden etmekle kalmayacak yanı sıra, kırdan kente göçü hızlandıracak, böylece kent işsizliğini arttıracak ve geri dönüşümsüz olarak “ekolojik denge”nin bozulmasına da sebep olacaktır.

Çünkü Ege ve Akdeniz ve Marmara bölgesinin doğal bitki örtüsü delice (yabani zeytin aşılanarak ıslah ediliyor) ve makidir. Ayrıca yasa tasarısının 4. Maddesinde “…hem verimli zeytin sahalarının zarar görmemesi hem de sanayi yatırımlarının ekonomik açıdan değerlendirilmesine imkan tanınmasının amaçlandığı” belirtilmektedir.

Türkiye’de yaşayan herkes zeytin ağaçlarının bir yıl yüksek verim verdiğini ama hemen sonraki yıl meyve vermediğini, hatta bu durumun zeytinciler arasında “var yılı” “yok yılı” olarak isimlendirildiğini gayet iyi bilir. Burada yapılan kelime oyunu açıktır, zeytinin yok yılında tespit yapılıp en verimli zeytinlikler “verimsiz” olarak damgalanıp kesime tabi tutulacaktır.

Buradaki bir diğer demagoji ise sanki olabilirmiş gibi aynı anda hem zeytin sahalarının hem sanayi yatırımlarının korunacağını ileri sürmektir. Bu ikisi bir arada olamayacağını bilen yasa yapıcılar bu muğlak ifadeyle zeytinliklerin sanayi uğruna feda edileceğini gizlemeye, zeytincileri aldatmaya çalışmaktadır.

Ancak hükümet; toplumda oluşan bu güç birliğini engellemeyi ve toplumsal baskıyı önlemek için hemen harekete geçti ve tasarıyı geri çekerek tekrar komisyona göndereceğini söyledi. Bu toplumda ana akım medya aracılığıyla “zeytinler kurtuldu”; “ yasa tasarısı tümden geri çekildi” algısı yarattı. Gezideki gibi bir durum yaratılmasından açıkça korkuyorlar. Korkmaları iyidir.

Bu yüzden İzmir’de bazı ihracatçı birlikleriyle vb. görüşerek” siz çevrecilere katılmayın biz beraber sorunu çözelim” diyorlarmış. Sanırım onlara sus payı verip istediklerini yapacaklar. Bu oyunlara gelmeyelim.

Toplumda yaratılan bu algı tamamen yanlıştır. Çünkü tasarı ya aynen geçecek ya da bazı düzenlemelerle yeniden görüşülüp genel kurula gidecek diyor haberin içeriği. Biz o ufak tefek düzenlemelerin ne olduğunu gayet iyi biliyoruz. Asıl can yakıcı mesele olan zeytinliklerin kamu yararı dolayısıyla kurul kararıyla sanayicinin ve madencilerin yatırımına açılacağı kısmına asla dokunmayacaklar .Bunu net olarak biliyoruz.

Diğer taraftan yaşam savunucuları ve diğer doğa dostu güzel insanlar zeytinlik alanların kurtulmasıyla ilgili mücadele verirken meralarla ilgili bölüm sessiz sedasız komisyondan geçti. Salı günü genel kurulda görüşülecek.

Oysa meralar da en az zeytinlikler kadar önemlidir. Ülkemizde başta doğu Anadolu ve Karadeniz bölgesi olmak üzere tüm bölgelerimizde temel geçim kaynağı hayvancılıktır. Hayvancılık için meralar en önemli yem alanlarıdır. Meralar olmaz ise hayvancılık yapılamaz. Hem üretici ailelerin beslenmesinde hem de tüketicilerin beslenmesinde et ve süt ürünleri yaşamsaldır. Meralar bu düzenlemeyle tamamen şirketlerin yatırımına açılmaktadır. Meralar kamu malı olduğu için sahipsizdir. Talanı kolaydır. Mera kanunundaki bu düzenlemeyle ülkemizde hiç mera kalmayacaktır. Bu da ülkemiz de hayvancılığın tamamen yok olmasına sebep olacaktır. Sanayinin meralara artan ilgisinin bir başka nedeni ise bu büyük otlakların altından geçen yeraltı su varlıklarımızdır. Bu anlamdameraların özel sektöre devri sadece bir toprak devri değil, toprağın altında ve üstündeki bütün zenginliklerle birlikte şirketlere aktarılmasıdır.
Burada asıl amaçlar devreye giriyor.

Et ve süt ürünleri konusunda hem ulusal hem de uluslararası şirketlere bağımlılığın sağlanması.

Çok uluslu şirketlere bağımlı olduğumuzda gıda egemenliğimizi de kaybedeceğiz. En temel hakkımız olan sağlıklı gıdaya erişim hakkımız elimizden alınacaktır.

Yeraltındaki su varlıklarımıza şirketler tarafından el konacak, bu yörelerde varlığınısürdürecek kadar şanslı olanlar ise su kıtlığı ile karşı karşıya kalacaktır.

Zaten ülkemizde hayvancılık bilinçli yapılan yanlış tarım politikalarıyla bitirilmiştir. Var olan kısmı da böylece tamamen yok olacak ve bütünüyle tıpkı Afrika ülkelerinde olduğu gibi şirketlerin hegemonyasına girilecektir.

Salı günü büyük bir olasılıkla genel kurulda meralar konusu görüşülecekmiş. Ve komisyonda da zeytincilik konusu tekrar görüşülecekmiş.

Aslında bizim Ankara’ya meclise gitmemizi engellemek için bu görüşmeleri son dakikaya kadar vekillere bile söylemiyorlarmış. Bu koşulda Salı günü gitmemiz önemli.Çünkü bir ihtimal mera ve zeytincilik görüşmeleri olabilir. Ayrıca önemli olan Ankara’da kalabalık olarak varlık göstermektir. ”Biz varız buradayız” demektir. Çünkü bizi oyalıyorlar bunlara kanmayalım.

Bizler doğa ve insan dostu yaşam savunucusu güzel insanlar toplumda düşürülen nabzı tekrar yükseltmek ve bize dayatılanlara hep birlikte dur demek için Pazartesi akşamı yola çıkacak ve Salı sabahı mecliste olacağız. Bir basın açıklaması yaptıktan sonra genel kurula girerek görüşmeleri izleyeceğiz. Bunda hiçbir yasal engel yokmuş.

Gün güç birliği yapma günüdür. Haydi yaşam savunucuları kol kola girerek omuz omuza vererek nasıl yaşayacağımıza biz karar verelim. Bize dayatılanlara hep beraber dur diyelim.

ÖNEMLİ NOT: Ankara’ya gelecek dostların Meclise girebilmeleri için isim, tc no ve tlf no bilgilerini vermeleri gerekmektedir. Bu bilgileri Bölge Milletvekillerinize veya aşağıdaki adres ya da telefon numaralarının birine ulaştırabilirsiniz.
(tel: 0536 2835522, 0536 746 14 11, email: [email protected])

Haz 12 2017

Ayrıntılar

Tarih: 12 Haziran 2017
Saat: 12:00 - 18:00
Etkinlik Kategoriler: , ,

Yer:

TBMM Dikmen Kapısı Önü

TBMM Dikmen Kapısı
Ankara, Türkiye

+ Google Haritalar